Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Nisan, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yaz

                                          Sende Yaz Yaz Yaz!! Bu seferki de mutlu bir yazı olsun istiyorum, yaz geliyor. Bu da ardından neşeyi getiriyor, mutlu oluyorum. Havanın açık olması, ağaçların yeşermesi, denizin çarşaf gibi olması mutlu ediyor beni. Sizi de etmiyor mu? Daha bi pozitif oluyorum. Hayata daha mutlu bir şekilde bakmak istiyorum, bütün dertlerimi bir kenara bırakarak. Bu sefer mutluyum, beni kimse üzemez, kafama takmayacağım artık. Daha rahattım, belki bir tık daha da umursamaz. Ama iyi bir umursamazlık bu, beni rahatlatan bir umursamazlık. Dediğim gibi seviyorum yazı, seviyorum havanın güzel olması... Tabi bir de yazları yaşanan şeylerin heyecanı var üstümde. Birkaç aylık bir eğlence dönemi diye de adlandırsak olur bence. Özellikle de bir tatil ilçesinde yaşıyorsanız ya da yazlıkçı olarak gelmişseniz daha bir başka oluyor yaz. Tam anlamıyla rahatlatan, ferahlatan...

Değişim

                                                        Her İnsan Değişir?       O zaman değişim kelimesiyle başlayalım yazmaya, sizce aynı kalan bir şey var mı çevrenizde, bu bir eşya bir kişi ya da kendiniz olabilirsiniz... Ama düşündüğünüzde, eşyalar bile eskimeye başlar, aynı kalmazlar onları aldığınız ilk gün gibi... İnsanlarda değişir, hatta dünümüz yarınımızı tutmaz bazen. Bir gün hiçbir şeyi düşünmeyen küçücük bir çocukken diğer gün faturaları nasıl ödeyeceğini dert eden bir yetişkine dönüşmez miyiz? Seninle tanıştığımız ilk gün geliyor aklıma, ne kadar eğlendiğimiz geliyor. Gözlerimin içinin bile güldüğünü söylememe gerek  bile yok. Senle vakit geçirdikçe kendimi daha rahat hissetmeye başladığımın, bana iyi geldiğini fark etmemin… Günler geçtikçe sen de değişmeye başladın, zaten kim değişmezki? Sende beni değiştir...

Bitmek - Sona Ermek

 Elimde kalan tek şey yalnızlık, bir kez daha baş başa kaldık kendisiyle ve en kötüsü de ne biliyor musun, hep aynı şekilde sona ermesi. Sona ermek, bitmek kelimeleri bu hayatta en sevmediğim kelimeler olabilir. Seni sürekli üzen ayrılıklar, bir şeyin bitmesi insanı gerçekten mutlu edebilir mi? En basitinden buna bir seyahat bile diyebiliriz; başka bir ülkeye gittiğinizi düşünün bir haftalığına. Bir haftanın sonunda ülkenize geri geldiğinizde sizinle bir sürü yeni anı da gelecektir. Peki bu anılar sizi ne kadar mutlu etse de yine de bunların bitmiş olma düşüncesi sizi üzmez mi? Bir daha o ana dönemeyecek olma üzüntüsü.                                                         ************************************** Bir süre sonra yanımda olmana alıştığımda işte bundan sonra yalnızlık çok fazla geliyor. Senin için ne ifade ettiğimi bilmesem de...

Ne Desek Acaba Buna?

 Fazla üzgünüm, seni düşünmek için bile fazla üzgünüm. Hatta bu üzüntü bir süre sonra gidiyor ve yerini bir boşluk alıyor; duygusuzluk. O kadar umursamaz bir hal alıyor ki bu durum. Peki bunu bu hale getiren kim? Bir insan nasıl kendini bu kadar hızlı bir şekilde bitirebilir?  Kendimi o kadar değersiz hissettiriyorsun ki... Bana çöp gibi olan davranışlarından bahsetmiyorum bile. Asla düşünmemeni, alıştım buna zaten. Ama yine de bir süre sonra benim de sabrım doluyor. Bendeki sınırını dolduruyorsun ve tahammül edilemez bir hal alıyor. Bir de beni her şeye gülüp geçen biri olarak görüyorsun ya hani, bence o da bugünden sonra değişecek. Beni ne kadar kırdığının farkında bile değilsin, senin yüzünden ne kadar duygusuz ve umursamaz bir hale geldiğimin. Güvenimi o kadar güzel kırdığının ve bunun belki de tekrar oluşamayacağının... Hani yapılmaması gerekenler listesinin hepsine artı işareti koydun, seni de tebrik etmek lazım tabi... Bu da büyük bir başarı. Hep ben düşünüyorum ve bir ...

Kırılmak

                                         Ne Kadar Çok Kırılabilir Bir İnsan? Genelde başkalarının düşüncelerini çok önemsememeliyiz, demiyor muyuz? Peki sorum şu; bunu uygulamaya geçiriyor muyuz? Demek kolay, peki yapmak? İkinci sorum şu şekilde geliyor? -Kimin için yaşıyorsunuz? -Kendiniz, aileniz, arkadaşlarınız, sevgiliniz... Gerekten kimin en çok görüşlerini dikkate alıp neyin doğru neyin yanlış olduğuna karar veriyorsunuz? Bu durumda sizce de eğer bu sorunun cevabı kendini değilseniz, kırılmak çok kolay değil mi başkaları tarafından?  **************************************************************************** Beni öyle bir hale getirdin ki, duygusuzlaştım. O kadar kırdın ki beni, daha fazla kırılacak yerim kalmadı. En kötüsü de salağa yatman, gözümün içine içine bakıp, hiçbir şey olmamış gibi davranman. Gerçekten fark edemeyecek kadar mı salaksın yoksa itiraf edemeyecek ka...