Ana içeriğe atla

Bir Aşk Hikayesi

Bölüm-1 

Bazen o kadar çok seversin ki, asla bırakmak istemezsin. Onsuz bir daha bir bütün olamayacağını sanırsın, bir daha başkasından hoşlanamayacağını. Ama her şey bir gün bitmez, ve o zaman hepimizi büyük bir hayal kırıklığı içinde olmaz mıyız? Bende yazdıklarıma bakınca fark ettim yaşadığım bu duygu değişimlerini, birini kendimden çok sevecek hale geldikten sonra nasıl ondan nefret ettiğimi... Her şey küçük bir hoşlantıyla başladı. İlk önce bunu yazmışım:

Aşkı bilmeden bir aşk hikayesi yazıyorum,

Nasıl bir duygu aşk, filmlerdeki gibi mi?

Hep mutlu mu bitiyor, yoksa çok mu acı çekiyorsun?

Ben bunların hiç birini bilmeden yazıyorum, sana sorum nasıl bir duygu aşk...

Bana bu duyguyu hissettirebilir misin?

Şimdi düşündüm de nasıl hiç tanımadığın birinden hoşlanabilirsin? Belki de sadece dış görünüşünden etkilendiğimi düşünebilirsiniz ama hayır, Sanki onu yıllardır tanıyormuş gibi sevmiştim ben, sadece bir bakışı yetmişti bana... Şimdi düşününce ne kadar da salakmışım... 

Bir süre o tatlı zamanları yaşadık bizde. Göz göze gelmemiz bile beni heyecanlandırmaya yetiyordu ya da aynı ortamda olmamız. Sonra ardından şu geldi:

Yanında duruyorum, tek kelime etmeden

Konuşmanı bekliyorum, hiç susmamanı

Seni düşünüyorum, aklımdan çıkartamıyorum

Kabullenmeliyim belki de, seni seviyorum

Onu gerçekten sevmiştim, kimseyi daha önce sevmediğim kadar. O duygu o kadar farklı bir duyguydu ki, bir daha yaşayamadığım... Gerçekten onla konuşmak, vakit geçirmek istiyordum. Hangi kız, hoşlandığı çocukla vakit geçirmek istemez ki? 

Aradan bir süre geçti, biz de biraz daha yakınlaştık hatta aynı ortamlarda takılmaya başladık. Ve sonra da şu geldi:

Hiçbir şey demeden aniden sarıldın bana

Ne yapmam gerektiğini anlayamadım, sadece ellerimi sırtına koyabildim

Bakamadım, utandım

Ne olacak diye değil, ne yaparım diye

Kendimi tuttum, mutluluktan bayılmamak için 

O kadar şaşırdım ki, gerçek olduğuna inanamadım

Sonra aynı sahneyi tekrar tekrar düşündüm, ve yüzümdeki gülümseme aynen devam etti...

Küçük şeylerden, bir sarılmadan bile o kadar mutlu olmuştum ki. Ben birkaç gün bu mutluluğu yaşarken, o ise bunu görememişti. Ben sürekli aynı sahneyi düşünüp hayal kurmaya devam etmiştim. Hayallerim tam istediğim gibiydi ve bu da beni mutlu ediyordu, kim hayal kurmayı sevmez ki?

Zaman geçtikçe bende ondan daha çok hoşlanmaya başlamıştım, ve bu his bir hoşlantıdan daha fazlası olmaya başlamıştı. Seviyordum onu, bu gerçekten sevgiden başka bir şey değildi.

Aşk, aşk dediğimiz şey nedir aslında?

Bir his mi?

Mutluluk, üzüntü, acı, sevinç...

Kim yapabilir tam tanımını, daha doğrusu yapılabilir mi?

Düşündükçe kafa karıştıran, aklından çıkmayan binbir soru yaratan...

Sözlükte yazan tanım değil, hayatta yaşadığımız tanımı,

Tam tanımı nedir acaba?

Bölüm-2

Ben onu sevdikçe o geri adım atmaya başladı, bir ileri iki geri gidiyorduk. Bense hiçbir şey yapmıyordum, onun kararsızlığı beni de etkilemeye başlamıştı. Ne istediğini bilmemesi ve davranışları üzülmeme yetiyordu. Her şeyi başlatan o, belki de devam ettirmek istemiyordu...

Ben sana bakıyorum, sense uzaklara

Dalıp gidiyorsun bazen, sanki hiç gelmeyecemiş gibi

Kendime hakim olamıyorum işte, özlüyorum seni...

*************************************

Seni anlamıyorum, duygularını bilmiyorum

Kendi içinde çözebilsen her şey bir sonuca varacak

Sadece yanıma gelsen, sarılsan tek kelime etmesen

Kendini toparlasan ve açılsan

Benim cevabım zaten belli

Sadece hayal etmeni istiyorum, kararı sana bırakıyorum...

İşte sevgiydi benimkisi, sadece sevgi... Günler geçtikçe onunda davranışları değişti. Emin olamadı belkide... Bir gün yanımdan ayrılmazsan sonraki gün yüzüme bile bakmadı. Böyle devam etti bir süre. Onun ne hissettiğini bilmeden, anlamadan kendi kendime gerildim.

Anlamıyorsun

Ne hissettiğimi, ne yaşadığımı

Bilmiyorsun

Seni ne kadar çok sevdiğimi değer vediğimi

Yapmıyorsun

Gelip konuşmuyor, susuyorsun

Ben geliyorum sen kaçıyorsun

Tuhaf bir rutinde devam ediyoruz

Ayrı bir şekilde yürüyoruz

Sen önden ben arkandan...

Durum böyle işte, anlarsınız ya sevmişim gerçekten o ise salak saçma davranmış, hiç düşünemden... O sıralarda ise yazmaya başlamışım. Duygularımı bu şekilde aktarabilmişim, bu şekilde rahatlamışım.

Sadece yazmak istiyorum, unutmak istiyorum kalan her şeyi

 Sadece ben ve hayal dünyam kalsa yeter

Sadece elime bir kalem alıp saatlerce bırakmamak istiyorum

Sadece yazmak istiyorum

Duygularımı, hayallerimi, ve geri kalan her şeyi..




Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Değişim

                                                        Her İnsan Değişir?       O zaman değişim kelimesiyle başlayalım yazmaya, sizce aynı kalan bir şey var mı çevrenizde, bu bir eşya bir kişi ya da kendiniz olabilirsiniz... Ama düşündüğünüzde, eşyalar bile eskimeye başlar, aynı kalmazlar onları aldığınız ilk gün gibi... İnsanlarda değişir, hatta dünümüz yarınımızı tutmaz bazen. Bir gün hiçbir şeyi düşünmeyen küçücük bir çocukken diğer gün faturaları nasıl ödeyeceğini dert eden bir yetişkine dönüşmez miyiz? Seninle tanıştığımız ilk gün geliyor aklıma, ne kadar eğlendiğimiz geliyor. Gözlerimin içinin bile güldüğünü söylememe gerek  bile yok. Senle vakit geçirdikçe kendimi daha rahat hissetmeye başladığımın, bana iyi geldiğini fark etmemin… Günler geçtikçe sen de değişmeye başladın, zaten kim değişmezki? Sende beni değiştir...

Hisler

                                                                  Hisler? Kızabiliyorum sadece sana, neden olduğunu bilmek istemden kızıyorum ve sen ise bunun farkında bile değilsin. Verdiğin değeri ne kadar bilsem de yetmiyor işte, bana bu şekilde davranman bir yerde beni üzmeye başlıyor. Şu an benimle değilsin, onunlasın. Biliyorum geçirdiğin vakitten de şikayetçi değilsin. Ben arıyım dediğimde bana karşı olan tavrınla, onunla buluştuğunda olan tavrın bambaşka. Bana değer verdiğine içten inansam da yine de yetmiyor işte, bu değeri görmek istiyorum. Bana gerçekten verdiğin değeri hissetmek istiyorum, bilmek değil.  Nasıl ona bu değeri hissettiriyorsan, bende senden fazla bir şey istemiyorum. Kırılıyorum işte sadece, sende fark etmeden kırmaya devam ediyorsun beni. Ben hep düşünüyorum, sense hep yoruyorsun. Bir yandan ...

Yaz

                                          Sende Yaz Yaz Yaz!! Bu seferki de mutlu bir yazı olsun istiyorum, yaz geliyor. Bu da ardından neşeyi getiriyor, mutlu oluyorum. Havanın açık olması, ağaçların yeşermesi, denizin çarşaf gibi olması mutlu ediyor beni. Sizi de etmiyor mu? Daha bi pozitif oluyorum. Hayata daha mutlu bir şekilde bakmak istiyorum, bütün dertlerimi bir kenara bırakarak. Bu sefer mutluyum, beni kimse üzemez, kafama takmayacağım artık. Daha rahattım, belki bir tık daha da umursamaz. Ama iyi bir umursamazlık bu, beni rahatlatan bir umursamazlık. Dediğim gibi seviyorum yazı, seviyorum havanın güzel olması... Tabi bir de yazları yaşanan şeylerin heyecanı var üstümde. Birkaç aylık bir eğlence dönemi diye de adlandırsak olur bence. Özellikle de bir tatil ilçesinde yaşıyorsanız ya da yazlıkçı olarak gelmişseniz daha bir başka oluyor yaz. Tam anlamıyla rahatlatan, ferahlatan...