Ana içeriğe atla

Yaz

                                          Sende Yaz Yaz Yaz!!


Bu seferki de mutlu bir yazı olsun istiyorum, yaz geliyor. Bu da ardından neşeyi getiriyor, mutlu oluyorum. Havanın açık olması, ağaçların yeşermesi, denizin çarşaf gibi olması mutlu ediyor beni. Sizi de etmiyor mu? Daha bi pozitif oluyorum. Hayata daha mutlu bir şekilde bakmak istiyorum, bütün dertlerimi bir kenara bırakarak.
Bu sefer mutluyum, beni kimse üzemez, kafama takmayacağım artık. Daha rahattım, belki bir tık daha da umursamaz. Ama iyi bir umursamazlık bu, beni rahatlatan bir umursamazlık. Dediğim gibi seviyorum yazı, seviyorum havanın güzel olması...

Tabi bir de yazları yaşanan şeylerin heyecanı var üstümde. Birkaç aylık bir eğlence dönemi diye de adlandırsak olur bence. Özellikle de bir tatil ilçesinde yaşıyorsanız ya da yazlıkçı olarak gelmişseniz daha bir başka oluyor yaz. Tam anlamıyla rahatlatan, ferahlatan ve mutluluk veren birkaç ay oluveriyor yaz.

Bir de yeni insanlarla tanışıyorsunuz tabi. Yaz arkadaşları hatta bazen yaz aşkları da diyebiliriz... Ne kadar çok uzun sürmeseler de yine de insanın içi bir hoş oluveriyor.

Seviyorum ya yazı, sizde camınızdan dışarı bakın, hatta açın o camı ve temiz havayı içinize çekin :) Bakın ne kadar güzel bir gün.

En çok da neyi seviyorum biliyor musunuz? Bu güzel havalarda deniz kenarında oturup yazı yamayı, rahatlıyor çünkü beni, nerede olursam olayım yazmak benim ilacım oluyor. Seviyorum yazmayı, hem de oldukça fazla :)

Kısa yazılar yazıyorum artık, ne düşünürsem onu yazmak istiyorum. Eskide kaldı o uzun yazılar, şimdi ise kısa ve öz yazmayı tercih ediyorum. Uzatıp ayrıntılarda boğulmak yerine kısa ve rahatlatıcı yazılar. Elime kağıt kalemi alıyorum ve o anki düşüncelerim akıyor kağıda…

Bazı arkadaşlarım duygularım çok yoğun yaşadığımı söylüyorlar, sanırım haklılar da. Bende bundan yararlanmaya çalışıyorum. Alıyorum elime kalem kağıdı ve yazmaya başlıyorum. Çünkü içimde bu kadar büyük bir duygu yoğunluğunu tutmak elde değil. Yazdıkça da rahatlıyorum, sanki üstümden bir yük kalkıyor.

Seviyorum yazmayı, sadece seviyorum. En azından biliyorum bu sevginin beni kırmayacağını, ne kadar seversem seveyim zarar görmeyeceğimi… Yazmak benim için bir sığınak oluyor, bazense bir şemsiye. Yağmura yakalanmışken açtığım bir şemsiye. İşte yazmak benim için tam olarak bu demek.

 Yine yazıyorum ben, her zaman olduğu gibi duygularımı en rahat ve dürüstçe ifade edebileceğim şekilde. Yine yazıyorum ben çünkü seninle konuşmaktansa yazmak çok daha rahat geliyor. Yazarken yargılanmıyorum en azından, bu konuda mutluyum. Seninle konuşmak ise o kadar zor ki, ve bir de benim gibi konuşkan bir insan için... Bense bu yüzden yazıyorum çünkü dayanamıyorum daha fazla. Aklımda olduğun her saniye ağır geliyor bana, sense bunun farkında bile değilsin... Taşımakta zorlanıyorum senin düşünceni, o kadar çok meşgul ediyor ki beni... 

Yoruldum, fazlasıyla yoruldum. Kırıldım, o kadar kırıldım ki hayatımda daha önce kırılmadığım kadar. Öfkelendim, sana o kadar öfkelendim ki yüzüne bir tokat atmak isteyecek kadar. Ve sonuncu olarak da hayal kırıklığına uğradım, hem de o kadar fena uğradım ki. İnandığım bütün her şey uçup gitti. Bütün hislerim güvensiz oldu bir anda ve güven duygumu kaybettim...
O zaman buraya da çok sevdiğim, dinlemekten çok büyük keyif aldığım bu şarkıyı bırakalım:









Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Değişim

                                                        Her İnsan Değişir?       O zaman değişim kelimesiyle başlayalım yazmaya, sizce aynı kalan bir şey var mı çevrenizde, bu bir eşya bir kişi ya da kendiniz olabilirsiniz... Ama düşündüğünüzde, eşyalar bile eskimeye başlar, aynı kalmazlar onları aldığınız ilk gün gibi... İnsanlarda değişir, hatta dünümüz yarınımızı tutmaz bazen. Bir gün hiçbir şeyi düşünmeyen küçücük bir çocukken diğer gün faturaları nasıl ödeyeceğini dert eden bir yetişkine dönüşmez miyiz? Seninle tanıştığımız ilk gün geliyor aklıma, ne kadar eğlendiğimiz geliyor. Gözlerimin içinin bile güldüğünü söylememe gerek  bile yok. Senle vakit geçirdikçe kendimi daha rahat hissetmeye başladığımın, bana iyi geldiğini fark etmemin… Günler geçtikçe sen de değişmeye başladın, zaten kim değişmezki? Sende beni değiştir...

Hisler

                                                                  Hisler? Kızabiliyorum sadece sana, neden olduğunu bilmek istemden kızıyorum ve sen ise bunun farkında bile değilsin. Verdiğin değeri ne kadar bilsem de yetmiyor işte, bana bu şekilde davranman bir yerde beni üzmeye başlıyor. Şu an benimle değilsin, onunlasın. Biliyorum geçirdiğin vakitten de şikayetçi değilsin. Ben arıyım dediğimde bana karşı olan tavrınla, onunla buluştuğunda olan tavrın bambaşka. Bana değer verdiğine içten inansam da yine de yetmiyor işte, bu değeri görmek istiyorum. Bana gerçekten verdiğin değeri hissetmek istiyorum, bilmek değil.  Nasıl ona bu değeri hissettiriyorsan, bende senden fazla bir şey istemiyorum. Kırılıyorum işte sadece, sende fark etmeden kırmaya devam ediyorsun beni. Ben hep düşünüyorum, sense hep yoruyorsun. Bir yandan ...