Herkes bir telaş içinde aslında, herkes kendi derdine düşmüş. Kimi kafasına kaybettiği kalemi takmış kimi işten kovulmuş ve bunu karısına nasıl söyleyeceğini düşünüyor. Sonuç olarak herkesin kafası dolu bir şekilde. Karşımda ayakta duran birkaç lise öğrencisi var, belli iki tanesi birbirlerini seviyorlar. Arada çocuk çaktırmadan kıza bakmaya çalışıyor sonra bakışlarını hızlıca kaçırıyor fark etmesin diye. Kızda umursamazmış gibi yapıyor ama umursuyor aslında çünkü o da bakıyor çocuğa… Tatlı duruyorlar, gerçekten mutluluk veriyor bana bu manzaralar. Otobüste olanların tek ortak özelliği hepsinin kulaklık takmış olması, kimse birbiri ile iletişim halinde olmak istemiyor, belki de çekiniyorlar. Eskisi gibi güvenli değil artık ortalık, haklılar. Benimde kulaklıklarım takılı, cam kenarına oturuyorum, dışarıyı izliyorum. İş çıkış saati, bir hayli de trafik var tabi. O kadar yavaş ilerliyoruz ki, zaten herkes yorgun, baygın bir halde… İnsanlar bir an önce evlerine gitmek istiyor, tabi bende… Hayat devam ediyor, eminim bütün gün aracı sürmekten otobüs şoförü de yorulmuştur…
Her İnsan Değişir? O zaman değişim kelimesiyle başlayalım yazmaya, sizce aynı kalan bir şey var mı çevrenizde, bu bir eşya bir kişi ya da kendiniz olabilirsiniz... Ama düşündüğünüzde, eşyalar bile eskimeye başlar, aynı kalmazlar onları aldığınız ilk gün gibi... İnsanlarda değişir, hatta dünümüz yarınımızı tutmaz bazen. Bir gün hiçbir şeyi düşünmeyen küçücük bir çocukken diğer gün faturaları nasıl ödeyeceğini dert eden bir yetişkine dönüşmez miyiz? Seninle tanıştığımız ilk gün geliyor aklıma, ne kadar eğlendiğimiz geliyor. Gözlerimin içinin bile güldüğünü söylememe gerek bile yok. Senle vakit geçirdikçe kendimi daha rahat hissetmeye başladığımın, bana iyi geldiğini fark etmemin… Günler geçtikçe sen de değişmeye başladın, zaten kim değişmezki? Sende beni değiştir...
Yorumlar
Yorum Gönder