Hisler?
Kızabiliyorum sadece sana, neden olduğunu bilmek istemden kızıyorum ve sen ise bunun farkında bile değilsin. Verdiğin değeri ne kadar bilsem de yetmiyor işte, bana bu şekilde davranman bir yerde beni üzmeye başlıyor. Şu an benimle değilsin, onunlasın. Biliyorum geçirdiğin vakitten de şikayetçi değilsin. Ben arıyım dediğimde bana karşı olan tavrınla, onunla buluştuğunda olan tavrın bambaşka. Bana değer verdiğine içten inansam da yine de yetmiyor işte, bu değeri görmek istiyorum. Bana gerçekten verdiğin değeri hissetmek istiyorum, bilmek değil.
Nasıl ona bu değeri hissettiriyorsan, bende senden fazla bir şey istemiyorum. Kırılıyorum işte sadece, sende fark etmeden kırmaya devam ediyorsun beni. Ben hep düşünüyorum, sense hep yoruyorsun. Bir yandan da mutluyum sadece arkadaş kaldığımızda ama bu nasıl bir arkadaşlık pek de emin değilim.
Belki de ben kendimi kandırıyorum, belki de buna inanmak istiyorum. Aramızdaki bu şeyin özel olduğuna inandırmak istiyorum kendimi. Sense bazen bana bunun doğrulunu kanıtlar bazense beni kendimi sorgulamalarımla baş başa bırakıyorsun. En nefret ettiğim olay da bu işte, sen bana kendimi sorgulatıyorsun. Her şeyi yüzüne karşı açık bir şekilde söyleyebilirken bunları söyleyemiyorum sana, olanın bitenin farkında değilsin. Beni ne kadar tanıdığını sansan da en açık, en belli olan asıl şeyin farkında değilsin.
Zaten bu farkındalık konusu da bizi en başa döndürmüyor mu? Ve sonra yine ben sayfalarca yazıyorum içimi dökmek için. Sense bunun asla farkında değilsin, dengelerimle oynadığının farkında olmanın ihtimali var mı? Ya da senin yüzünden kaç defa moralimin bozulduğunun, kendimi iyi hissetmediğimin…
Bilmiyorum bana iyi mi yoksa kötü mü geldiğinin… Sen beni
nereye koyuyorsun ya da benim seni nereye koyduğum zaten tartışma konusu bile
olamaz. Kabullenmek istiyor muyum hayır çünkü böyle çok iyiyiz, biz böyle çok
güzeliz ve bunun bozulmasını da istemiyorum asla. Benim bozmayacağımı
biliyorsun, sen bozmadığın sürece…
Onunla bir fotoğrafını görmem bile beni sinirlendirmeye
yetti sanırım, nedenini ise bilmiyorum, öğrenmek ise hiç mi hiç istemiyorum.
Sadece kendimi bile kandırarak geçinebilirim. Gerçekleri açıklamaya gerek yok.
Ve sense… Onunla beraber olman, sadece takılmak için takılman beni gerçekten
deli ediyor, sinirlendiriyor. Şu an ben yokum yanında ve bir süre de
olamayacağım ama o yanında… Benim, senin yanında olamayacağım süre boyunca
yüksek ihtimalle o yanında olacak. Ben seni özlerken sen beni özleyecek misin
acaba, işte kafama en çok takılan soru da bu zaten. Acaba sen beni özleyecek
misin?
Kafamda bin bir soru varken yazıyorum yine bende bu sorularla beraber. Aslında o kadar yakınımdasın ki, elimi uzatsam dokunabilecek kadar yakınsın bana. Ama bir o kadar da uzak hissediyorum kendimi sana. Aramak istiyorum seni, sürekli yanında olmak istiyorum, hoşlanıyorum çünkü. Sen yanımdayken mutlu oluyorum, küçücük bir hareketin bile beni mutlu etmeye yetiyor. Ben seni, sen olduğun için seviyorum. Bu yüzden mutlu oluyorum ya zaten beraber vakit geçirirken, beni mutlu ediyorsun. Farkında olmasan bile...
Konuşmasak da yanımda olsan bile yetiyor bana... Ama bir anda beni o kadar kırıyorsun ki, öyle bir şey yapıyorsun, beni o kadar çok kırıyorsun ki yüzünü bir daha görmek istemiyorum.
Kafamdaki soru ise senin gerçekten ne yapmak istediğin oluyor... Zorlanıyorum, o kadar zorlanıyorum ki... Hem seni sevmeye hem de senden nefret etmekte, bende hangisini seçeceğimi bilmiyorum. İki seçenek de çok zor geliyor bir süre sonra...
İnanmak istiyorum, beni sevdiğine inanmak istiyorum... Seninle beraber vakit geçirmeye devam etmek, beraber gülmek istiyorum. Ama her geçen gün benim için güzel olan bu küçük anıları sen daha da önemsizleştiriyorsun ve bitirmeye çalışıyorsun. Farkında değil misin hala bana nasıl davrandığının? Çünkü ben bir insanın bu kadar salak olabileceğini gerçekten de düşünmüyorum.
Yapma, demiştim
Eğer emin değilsen,
Yapmayalım, dedim
Başlamayalım, dedin
Gitme, dedim
Yanlış olurdu çünkü,
Seni kaybetmek,
Bir hata olurdu,
Yapabileceğim en büyük hata hem de,
Bile bile kal dedim,
Gitme, dedim
Bir kere daha,
Kaldın, hiçbir şey demeden...
Belli aslında bu hikayenin başı da sonu da... O zaman Katakulli ile yola devam diyorum:
Yorumlar
Yorum Gönder