Ana içeriğe atla

An

 Zaman çok hızlı geçmiyor mu? Bu seferki gerçekten hızlıydı, özellikle önemsediğiniz bir şey varsa su gibi akıp gidiyor. Bir sınav, toplantı, buluşacağınız önemli biri... Hayat o kadar çabuk geçiyor ki farkına varmak zor ve sonra dönüp arkanıza baktığınızda koca bir geçmiş görüyorsunuz, hüzün ya da mutlu bin bir anıyla dolu olan.. O an kafamdan geçen iki düşünce oluyor 'Ne kadar güzeldi...' ya da 'Ne kadar kötü günlerdi, iyi ki bitti...' diye. İki düşünce iki farklı yol; pişmanlık ya da mutluluk. Ne kadar düşünsek de zaman asla durmuyor ve geçmeye devam ediyor. Bazen bir anda sonsuza kadar kalmak istiyoruz, bu bazıları için çocukluk zamanları oluyor bazıları için de sevgilileri ile çıktıkları ilk geceleri... Herkesin farklı anları, farklı duyguları ama tek ortak özellik şu; herkes en mutlu olduğu anından kalmak istiyor, o anı sonsuza kadar tekrar tekrar yaşamak... Mutsuz olduğunda bile o zamanı hatırlatan eşyalarına bakanlar, sadece gözlerini kapatıp hayalini kuranlar...  Ve anı kaçıranlar, bazen bende bu insanlardan oluyorum. Geçmişte yaşadığım olayların etkisinden çıkamıyorum ve o ana geri dönüp hep orda kalmak istiyorum ama bu imkansız. Bunu yaparak içinde bulunduğumuz anı kaçırdığımızı ne zaman fark edeceğiz? Ve içinde bulunduğumuz ana bir daha geri dönemeyeceğimizi, aynı eski anılarımıza dönemediğimiz gibi... 

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Değişim

                                                        Her İnsan Değişir?       O zaman değişim kelimesiyle başlayalım yazmaya, sizce aynı kalan bir şey var mı çevrenizde, bu bir eşya bir kişi ya da kendiniz olabilirsiniz... Ama düşündüğünüzde, eşyalar bile eskimeye başlar, aynı kalmazlar onları aldığınız ilk gün gibi... İnsanlarda değişir, hatta dünümüz yarınımızı tutmaz bazen. Bir gün hiçbir şeyi düşünmeyen küçücük bir çocukken diğer gün faturaları nasıl ödeyeceğini dert eden bir yetişkine dönüşmez miyiz? Seninle tanıştığımız ilk gün geliyor aklıma, ne kadar eğlendiğimiz geliyor. Gözlerimin içinin bile güldüğünü söylememe gerek  bile yok. Senle vakit geçirdikçe kendimi daha rahat hissetmeye başladığımın, bana iyi geldiğini fark etmemin… Günler geçtikçe sen de değişmeye başladın, zaten kim değişmezki? Sende beni değiştir...

Hisler

                                                                  Hisler? Kızabiliyorum sadece sana, neden olduğunu bilmek istemden kızıyorum ve sen ise bunun farkında bile değilsin. Verdiğin değeri ne kadar bilsem de yetmiyor işte, bana bu şekilde davranman bir yerde beni üzmeye başlıyor. Şu an benimle değilsin, onunlasın. Biliyorum geçirdiğin vakitten de şikayetçi değilsin. Ben arıyım dediğimde bana karşı olan tavrınla, onunla buluştuğunda olan tavrın bambaşka. Bana değer verdiğine içten inansam da yine de yetmiyor işte, bu değeri görmek istiyorum. Bana gerçekten verdiğin değeri hissetmek istiyorum, bilmek değil.  Nasıl ona bu değeri hissettiriyorsan, bende senden fazla bir şey istemiyorum. Kırılıyorum işte sadece, sende fark etmeden kırmaya devam ediyorsun beni. Ben hep düşünüyorum, sense hep yoruyorsun. Bir yandan ...

Yaz

                                          Sende Yaz Yaz Yaz!! Bu seferki de mutlu bir yazı olsun istiyorum, yaz geliyor. Bu da ardından neşeyi getiriyor, mutlu oluyorum. Havanın açık olması, ağaçların yeşermesi, denizin çarşaf gibi olması mutlu ediyor beni. Sizi de etmiyor mu? Daha bi pozitif oluyorum. Hayata daha mutlu bir şekilde bakmak istiyorum, bütün dertlerimi bir kenara bırakarak. Bu sefer mutluyum, beni kimse üzemez, kafama takmayacağım artık. Daha rahattım, belki bir tık daha da umursamaz. Ama iyi bir umursamazlık bu, beni rahatlatan bir umursamazlık. Dediğim gibi seviyorum yazı, seviyorum havanın güzel olması... Tabi bir de yazları yaşanan şeylerin heyecanı var üstümde. Birkaç aylık bir eğlence dönemi diye de adlandırsak olur bence. Özellikle de bir tatil ilçesinde yaşıyorsanız ya da yazlıkçı olarak gelmişseniz daha bir başka oluyor yaz. Tam anlamıyla rahatlatan, ferahlatan...